Yeni “Sürdürülebilir Normal”de Yüz Maskeleri ve Geri Dönüşüm

Time dergisi tarafından 2019 yılında “yılın kişisi” seçilen İsveçli iklim aktivisti Greta Thunberg, kendi neslinin simgesi haline geldi. Dünyanın dört bir yanından binlerce genç, Fridays For Future (Gelecek İçin Cumalar) hareketine katıldı ve gezegenimize verilen zararı durdurmak için uygulanması gereken hükümet politikalarını talep etmek amacıyla cuma günleri meydanlarda bir araya geldi. Öyle ki, “iklim değişikliği” konusunda konuşmayı bıraktık; “iklim krizi” veya “iklim acil durumu” kavramlarını tartışmaya başladık. Marketler daha verimli değerlendirilebilen, geri dönüştürülebilir ambalajlarla paketlenen ürünleri satışa sunmaya önem verir hale geldi. Tüm bu farkındalık sürecinde, daha az çevre kirliliğine yol açan ulaşım seçeneklerine oranla kısa mesafeli uçak yolculuğunun yüksek oranda karbon ayak izine sebep olması gibi sorunlara daha fazla dikkat etmeye başladık.

Yüz maskelerinin çevresel etkisi

COVID-19’un yayılmasını önlemedeki olumlu etkileri sayesinde yüz maskeleri, günlük hayatımızda bir zorunluluk haline geldi. Yoğun maske kullanımı nedeniyle, kullanılmış maskelerin kamusal alanlarda yığılması gibi istenmeyen sonuçlar ortaya çıktı. Bu yığılmanın şok edici sonuçlarından biri de deniz kirliliğine karşı çalışmalar yürüten çevreci sivil toplum kuruluşu OceansAsia tarafından paylaşılan fotoğraflarla gözler önüne serildi. Fotoğraflarda, Hong Kong Soko Adaları’nda kıyıya vuran çok sayıda cerrahi maskenin yarattığı üzücü manzarayı görüyoruz.

Doğal alanlara çöp boşaltılması sorunuyla mücadele etmek amacıyla kurulan İspanya merkezli bir girişim olan LIBERA, durumdan endişeli. LIBERA yetkilileri, yüz maskelerinin malzemesinin hafifliği ve kullanım süresinin kısa olması göz önüne alındığında, kullanılmış maskelerin kaçınılmaz bir biçimde toplu olarak doğal alanlara bırakılacağını öngörüyor. Ayrıca bu maskelerin doğal alanlara dökülen diğer plastik çeşitlerine benzer şekilde çevresel etkilerinin olacağını açıklayan LIBERA yetkilileri, bunun sonucu olarak maske atıklarının yaban hayvanları tarafından doğrudan veya dolaylı olarak yutulabileceğini, solunum ve sindirim sistemi sorunu yaratabileceğini veya açlıktan ölüme yol açabileceğini vurguluyor. Bu ve bunun gibi ciddi nedenler dolayısıyla günümüzde doğru atık yönetimi her zamankinden daha da önemli. LIBERA, eldiven ve maske gibi koruyucu kişisel ekipmanların sağlık ve güvenlik nedenleriyle geri dönüşüm sürecine sokulamayacağını ve bu nedenle genel çöp konteynerlerine gönderilmeleri gerektiğini kaydediyor.

Ülkemizde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yayımlanan genelge çerçevesinde maske ve eldiven atıkları, kurum ve işletmelerin bina giriş çıkışları ile ortak kullanım alanlarına konulan biriktirme ekipmanlarında diğer atıklardan ayrı biçimde biriktiriliyor. Geçici depolama alanlarında en az 72 saat bekletildikten sonra “evsel atık” olarak belediyeye teslim ediliyor. Ev ve işyerlerinde kullanılan maske ve eldiven atıklarının ise ağzı kapatılarak iç içe iki torbaya konulması ve en az 72 saat süreyle insan temasından uzak bölümlerde bekletildikten sonra yine “evsel atık” olarak belediyeye teslim edilmesi gerekiyor.

Tek kullanımlık yüz maskeleri yerine sürdürülebilir seçenekler

Özetle aktardığımız bu gelişmeler ışığında, sürdürülebilirliğin nihayet 2020’de tüm dünya nüfusunu ilgilendiren ana konulardan biri olarak öne çıktığını söyleyebiliriz. Ancak tam da bu sırada COVID-19 tüm dünyayı etkisi altına aldı ve küresel öncelikler bir anda değişti. İşte bu noktada akıllara şu soru geliyor: Son yıllarda elde ettiğimiz çevresel başarıları gözden kaçırmadan, pandemiye karşı güvenilir bir aşı geliştirilip tüm dünya tarafından erişilebilir duruma gelinceye kadar karşı karşıya kaldığımız istisnai durumların üstesinden gelmemiz mümkün mü?

Örneğin, İspanya’da Bilimsel Araştırmalar Kıdemli Konseyi, maskelerde günlük olarak değiştirilebilen, biyolojik olarak çözünebilen virüs önleyici (antiviral) filtreler üzerinde çalıştıklarını duyurdu. Bu çalışmanın yanı sıra Kore’nin bilim ve teknoloji üniversitesi KAIST, mart ayında tek kullanımlık cerrahi maskelere benzer koruyuculuk özelliği taşıyan ve yıkanıp yeniden kullanılabilen filtre geliştirmeyi başardığını açıkladı. Hong Kong Politeknik Üniversitesi nisan ayında dezenfekte edilip yeniden kullanılabilecek yüz koruma ekipmanını tanıtırken, Freie Universitat Berlin bünyesindeki araştırmacılar da 200 kez yeniden kullanılabilen yüz maskesi ürettiklerini duyurdu.

Çevresel atık sorununun çözülmesinin ve geri dönüşümün sürdürülebilir bir dünya için yadsınamaz derecede gerekli olduğu düşünüldüğünde, bu çalışmaların önemi bir kez daha anlaşılıyor. Tek kullanımlık koruyucu kişisel ekipmanlar yerine bu sürdürülebilir seçeneklerden birinin kullanımının yaygınlaşıp yaygınlaşmayacağını ise zaman gösterecek.

Kaynak: https://www.garantibbva.com.tr/tr/blog/yuz-maskeleri-ve-geri-donusum.page?cid=psm::ins:yuz-maskeleri-geri-donusumu::::::20200715::standd

 

 

Add Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *